7 Haziran 2010 Pazartesi

Prematüre

O gece sen yoktun, hatırlamazsın.
Güneşi doğurdular burada,
Dağlar yırtılmıştı bütün.
Sûni bir sancıyla kıvranıyordu dünya,
Alnımızda kara, kapkara bir nur,
Kırılmıştı vakitsiz ışıklar,
Kirli suyunda.

Bu yüzden, sırf bu yüzden,
Işığı sapladılar diye uykulu gözlerine,
'Gün' diye diye, 'Kûn' diye diye
Ah ne diye uyduysan o korkak,
O 'ödlek flüt'ün sesine,
Sarı, sararmış bir göğe uyanmaktan,
Pürüzsüz, bileyli bir bıçak gibi hain parıldayan,
Sabahların dinine yanmaktan,
Yok başka işin senin de.

Bu yüzden, sırf bu yüzden
Sustur beni, küfret,
Tek bir cevap duyamazsın.
Ama sakın, 'sakin ol' deme,
O gece sen yoktun,
Güneşi doğurdular, prematüre,
Hatırlamazsın.

9 Nisan 2010 Cuma

Sözgelimi

Sözgelimi insan kimine bir gelinlik kızdır,
Hayalinin gergefine günahlar işler.
Gerçeği temizse de rüyası pistir,
Ah o iğdiş edilmiş masumiyet,
O yabansı iç çekişler!

Sözgelimi kaynar kemikleri kısık ateşte,
Acı suyu çıkar, demine karışır.
Modası geçmiş yapayyalnızlıklara teşne,
Gün gelir, sonunculuğa yarışır.

Sözgelimi, göz verir karanlığa, körelir.
Bıçak sırtına kendi yaslanır, kendi kanar, bilenir.

Sözgelimi şair olanı hep biraz soytarı, biraz delidir.
Sözünün gelişine olsa olsa yarım kalmış bir fıkra,
Bir istihza, bir şiir denir.